Fed’den şaşırtan hamle gelir mi? Uzmanlar ne bekliyor, sonrası ne olur?
Investing.com – ABD ekonomisinden gelen zayıf istihdam verileri, Eylül ayında yapılacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına yönelik beklentileri değiştirdi. Küresel piyasalar ABD Merkez Bankasının nasıl bir adım atacağına odaklanırken, bazı kurumlar faiz indirimi tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Standard Chartered, Fed’in bu toplantıda 50 baz puanlık bir indirime gidebileceğini öngörürken; Barclays, 25 baz puanlık indirimi neredeyse kesin olarak değerlendiriyor ancak sürecin bundan sonra nasıl ilerleyeceğine dair belirsizliklerin korunduğuna dikkat çekiyor.
Standard Chartered: Fed Eylül’de 50 baz puan faiz indirebilir
ABD Merkez Bankasından faiz indirimine yönelik beklentiler, son açıklanan zayıf istihdam verilerinin ardından yeni bir boyut kazandı. Standard Chartered, Eylül ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında, daha önce sunduğu 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisini revize ederek 50 baz puanlık bir indirim öngörüsünde bulundu. Banka analistleri, son iş gücü verilerinin açık bir şekilde ekonomik yavaşlamaya işaret ettiğini belirtti.
Ağustos ayında yayımlanan istihdam raporuna göre, tarım dışı istihdam artışı belirgin şekilde yavaşladı. Bu veriye ek olarak, işsizlik oranı %4,3’e yükselerek 2020 sonlarından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Standard Chartered, sadece altı haftalık bir süreçte işgücü piyasasında kayda değer bir yumuşama yaşandığını vurgulayarak, bu gelişmeleri “çarpıcı” şeklinde nitelendirdi.
İş gücü raporu Fed’in kararını şekillendiriyor
Standard Chartered, geçtiğimiz yıl Eylül ayında Fed’in sürpriz şekilde daha büyük bir faiz indirimi uyguladığını hatırlatarak, bu tip adımların ekonomik göstergelerle para politikasını “uyumlu hale getirme” çabalarının bir yansıması olduğunu ifade etti. Bankaya göre, mevcut durumda da Eylül ayında atılabilecek 50 baz puanlık faiz indirimi, zayıflayan ekonomik ivmeyi dengeleme amacı taşıyan bir “telafi hamlesi” olabilir.
Bu değerlendirme Fed’in faiz kararları üzerindeki ekonomik veri etkisini yeniden gündeme getiriyor. ABD çalışma piyasasındaki zayıflamanın, merkez bankasının politika tonunu değiştirmeye yeterli olduğuna dikkat çekiliyor. Ekonomide yavaşlamanın daha belirgin hale gelmesi, Fed’in enflasyon hedefinin yanında istihdam hedefi doğrultusunda da daha gevşek bir para politikasına yönelmesini gerektirebilir.
Barclays: “Faiz indirimi neredeyse kesin, ancak sonrası belirsiz”
Barclays ABD Baş Ekonomisti Marc Giannoni, bu hafta yapılacak FOMC toplantısında 25 baz puanlık bir faiz indiriminin gerçekleşmesini “neredeyse kesin” olarak değerlendirdi. Ancak Giannoni’ye göre, yatırımcılar açısından daha kritik soru bu indirimin ardından Fed’in nasıl bir yol haritası izleyeceği. Banka, özellikle istihdam tarafındaki risklerin dikkate alınarak para politikasının yeniden şekillendirilmesini bekliyor.
Giannoni, istihdamdaki düşüş risklerinin artarken, enflasyonun görece ılımlı seviyelerde kalmaya devam ettiğini vurguladı. Fed’in ekonomik projeksiyonlarında büyük bir farklılık beklenmese de, “nokta grafikleri” önemli sinyaller verebilir. Barclays’e göre, bu grafikler bu yıl içinde üç kez 25 baz puanlık indirim, 2026 ve 2027’de ise birer kez indirim öngörecek ve uzun vadeli faiz tahmini %3,0 seviyesinde sabit kalacak.
Faiz indirimi sürecinde yeni aşama
Fed’in önümüzdeki toplantılarda faiz indirimlerini sürdüreceğine yönelik sinyaller verilse de, bu indirim sürecinin hızı ve derinliği ekonomik verilerin gelişimine bağlı olacak. Özellikle iş gücü piyasasında toparlanma sağlanamazsa daha agresif adımlar devreye girebilir. Standard Chartered’ın 50 baz puanlık öngörüsü, mevcut tabloya göre istihdamdaki yavaşlamanın etkisini fiyatlamaya yönelik önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Barclays’in değerlendirmesi ise ikinci aşamayı işaret ediyor: Faiz indirimi sonrası izlenecek politika rotası. ABD Merkez Bankasının faiz indirimlerinde agresifleşip agresifleşmeyeceği, enflasyon trendi, büyüme verileri ile iş gücü piyasasının vereceği sinyallere bağlı olarak şekillenecek. Özellikle nokta grafikleri üzerinden kamuoyuyla paylaşılacak ileriye dönük sinyaller, piyasaların pozisyon alma biçimini belirleyecek.






